12-14 Nisan, 2018

14. Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför Fuarı

İFM / İstanbul Fuar Merkezi

Haber

27 Ekim 2017

Türkiye’de kişisel bakım ve kozmetik sektörü ne durumda?

Türkiye’deki kişisel bakım ve kozmetik sektörü oldukça güçlü geçirdiği 2016 yılından sonra da yükselme eğilimi göstermeye devam ediyor. 2016 yılında Global Healthcare Technologies pazarın değerini 3.1 milyar dolar, ithalatı da 2.48 milyar dolar olarak öngördü. Türkiye ekonomisi son zamanlarda jeopolitik sorunlar nedeniyle zorluk çekiyor olsa da kişisel bakım ve kozmetik sektörü dimdik ayakta.
 
Sektörün ivmesi nereden geliyor?
Kişisel bakımla ilgili algıların değiştirilmesi, genç nüfus, çalışma ortamlarında daha fazla erkek ve kadın tüketici ve de bundan kaynaklı gelir artışı ve kentleşme ve büyümekte olan perakende sektörü kişisel bakım ve kozmetik sektörünü canlandıran etkenler arasında.
 
2017’de hangi trendleri görüyoruz?
Sektör dijital dönüşüme hızlı uyum sağlarken influencer marketing metodu da başarının anahtarı olmaya devam ediyor. Satışlar tüketici tecrübesine dayanıyor; tüketicilerin de %79’u bir ürünü satın almadan önce videolarını izlediğini belirtiyor.
Online satışlar hem uluslararası hem de yerel markalarda artış gösteriyor; Estée lauder, Clinique, Kiehl’s, Flormar ve Goldenros gibi markaların tümü e-ticaretten bolca faydalanıyor. Özellikle de aynı ürünün yeniden satın alımları online olarak çok daha fazla yapılıyor. Yakın zamanda çok daha fazla markanın bu kazançlı satış kanalını benimsemesi bekleniyor.
Kiko, Urban Decay, Lancôme ve NYX gibi markaların tümü İstanbul’da tek markalı mağazalar açtı ve ileride çok daha fazlasının açılması bekleniyor.
 
LC Waikiki, Defacto ve Koton gibi hazır giyim markaları da bu büyüyen pazardaki potansiyeli gördü ve kendi kişisel bakım ve kozmetik ürünlerini piyasaya sunmaya karar verdi.
 
Türkiye ve yakınındaki Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da ari kozmetik ürünlerine olan ilginin giderek arttığı açıkça görülüyor. Türkiye’deki veganların sayısı az olsa da 2015’te yürürlüğe giren hayvan testlerine yönelik kısmi yasak ve ürünlerdeki tüm içeriğin Türkçe dilinde ve detaylı bir şekilde yazılmasını gerektiren düzenleme ile birlikte tüketiciler hayvanlar üzerinde yapılan testler konusunda giderek daha da hassaslaşıyor ve kozmetik ürünlerinin içeriklerini dikkatle inceliyorlar. Bu da doğal, organik, hayvanlar üzerinde denenmemiş ve vegan kozmetik ürünlerine olan ilgiyi artıyor.  
 
Türk hükümeti Ekim 2017’nin başlarında helal bir akreditasyon kurumu oluşturmak istediklerini açıkladı. Bu durum esasen helal et pazarıyla ilişkili olsa da kozmetik ürünleri de söz konusu olacaktır. Böylelikle helal belgesi veren kuruluşlara akreditasyon verilecek ve helal kozmetik sektörü daha da güçlenecek.
 
Orta Doğulu turistler, perakendeciler için oldukça önemli bir konumdalar; zira sıradan bir Türk tüketiciye kıyasla iki veya üç kat daha fazla harcıyorlar ve bazıları Türkiye’ye sadece kişisel bakım ve kozmetik ürünleri almak için geliyor.
 
Gelecekteki durum nasıl olacak?
Ülkedeki finansal zorluklara rağmen talep hala aynı; bu da ekonomi toparlanırken sektörün daha da büyüyeceğine işaret ediyor.
 
Pazar araştırma firması Euromonitor, 2020’ye kadar yaklaşık %10 oranında bir yıllık bileşik büyüme öngörüyor. Kişi başına yapılan kişisel bakım ve kozmetik harcamasının Avrupa’da 159 dolar iken Türkiye’de ortalama 35 dolar gibi düşük bir seviyede olduğu göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki yıllarda sektörün büyümesi adına büyük bir potansiyel olduğunu söylemek mümkün.
 
 
Geriimg